Damga kâğıda bastırılır, mürekkep liflere yayılır, yuvarlak iz kalır; ama damga okumaz, sadece basar. Ne yazdığını bilmez, onayladığı şeyi hiç görmez. Prosedür de böyledir; kimse içeriği tartışmaz, sadece imza yerinde mi, tarih doğru mu, dosya tam mı diye bakar. Prosedür, anlamadan onaylamaktır.
met.
Kutucuğun Prosedürü
Formda boşluk bırakılmaz; doldurmadığın her kutu, işlemi baştan başlatır. Ama bazı kutucuklar seni anlatmaz, sana uymaz, yine de doldurmak zorundasın. İnsan, kendini anlatmayan bir kalıba sığdırılmaya çalışılır; sığmazsa suç sende kalır. Prosedür, seni tanımadığı bir kutuya yazmaktır.
met.
Sıra!
Numara alırsın, ekranda beklersin, çağrılırsın; içeri girersin, ama işlem bitmez, seni başka bir sıraya, başka bir odaya, başka bir numaraya yollar. Kimse sana "hayır" demez; sadece bir sonraki adıma yönlendirir, ta ki sen kendiliğinden vazgeçene kadar. Kaçıncı sıradasın; hâlâ bekliyor musun, yoksa beklemeyi bıraktığını bile fark etmedin mi?
bk.damga—kagit—kuyruk
boş bir terminal
prosedür için burada olmayan bir anlam var mı?
Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.