Çekildiği anda her şey nettir; yüzler keskin, renkler canlı, gölgeler yerli yerindedir. Yıllar geçtikçe sararır, kontrast düşer, köşelerden başlayarak solmaya başlar. Geçmiş de böyledir; yaşandığı an berraktı, hatırlandıkça bulanıklaştı, ama bir türlü tamamen kaybolmadı. Geçmiş, her bakışta biraz daha solan bir fotoğraftır.
met.
Ayak İzinin Geçmişi
Islak toprakta kalan ayak izi, güneşle kurur, sertleşir, şeklini korur. Ama bir sonraki yağmur, o izi yavaşça siler; önce kenarları dağılır, sonra çukur dolar, sonra zemin eskisi gibi düz olur. Geçmiş de böyle silinir; bir günde değil, her yağmurda biraz daha. Geçmiş, toprağın unuttuğu ama bir süre hatırladığı izdir.
düş.
Film Şeridinin Geçmişi
Projektördeki film şeridi kareler halinde ilerler; her kare aslında geçmişte çekilmiştir, ama perdeye düştüğünde şimdiki zaman gibi görünür. Işık söner, kare kaybolur, bir sonraki gelir. İnsan da geçmişini böyle yaşar; hatırladıkça yeniden oynatır, ama hiçbir kare gerçekten şimdi değildir. Hangi kareyi durdurup tekrar tekrar izliyorsun?